Bu içeriği değerlendirin.
Okuma Süresi
7 dakika

Pollective’in araştırmasında ülkemizde genel kadın problemleri ve güçlü kadın kavramı konuları ele alındı

Yeni nesil araştırma platformu Pollective 8 Mart Kadınlar Günü araştırmasının sonuçları yayınlandı. Online olarak gerçekleştirilen araştırmada; Türkiye’de Genel Kadın Problemleri ve Güçlü Kadın Kavramı gibi konulara yer verildi. Araştırma kapsamında, 16-50 yaş aralığında, 66 şehirden 1070 kadın katılımcı fikirlerini ve deneyimlerini paylaştı. İki ana konuya odaklanan araştırmada ilk önce kadınların güvenliği üzerine değinildi.

Kadınların yüzde 65’i gece güvende hissetmiyor

 Araştırma katılımcısı kadınlara genel olarak “Gündüz dışarıdayken güvende hissedip hissetmedikleri” soruldu. Kadınların yüzde 15’i “Kendilerini gün içinde güvende hissetmediğini” belirtirken, katılımcıların yüzde 72’si “Değişen bir oran ile güvende hissettiklerini” belirtiyor. Aynı soru gece odağında sorulduğunda ise dengeler değişiyor. “Gece dışarıdayken güvende hissedip hissetmediği” sorulan katılımcıların yüzde 16’sı “Kısmen güvende hissettiğini” ve kısmen ile birlikte toplamda yüzde 27’nin “Kendilerini değişen oranlarda güvende hissettikleri” belirtiliyor. Yüzde 65 ise “Kendilerini güvende hissetmediğini” ifade ediyor.

Kendini güvende hissetmek için bir yöntem uyguluyorlar

Araştırma katılımcısı kadınlara kendilerini “Güvende hissetmek için uyguladıkları bir taktik olup olmadığını” sorduk. Her 4 kadından 3’ü bir taktiği olduğu yanıtını veriyor.
Kendini korumak için bir taktiği olan yüzde 75’e “Bu taktiklerin neler olduğu” soruldu ve genel olarak kadınlar tarafından uygulandığı düşünülen savunma/kaçınma taktikleri arasından seçimler yapmaları istendi.  Katılımcıların 1’den fazla seçim yapabildiği cevap seçenekleri arasında yüzde 74 “Yalnızsam telefonda biri ile konuşuyorum” diyor. Yüzde 58 yolda yürürken “Fark ettirmeden devamlı olarak arkamı kontrol ediyorum” diyor. Yüzde 50 ile her iki kadından biri taksiye bindiğinde, “Taksi bilgilerini birileri ile paylaştığını” ve “Eğer yalnız ise evde biri varmış gibi yaptığını” belirtiyor. Sırasıyla bu önlemleri takip eden diğer önlemlerde yüzde 33 “Asla müzik dinleyerek yürümüyor”, yüzde 27 “Canlı olarak lokasyonunu paylaşıyor”, yüzde 26 “Savunma amaçlı elinde anahtar bulunduruyor” ve  yüzde 19 “Savunma amaçlı silah işlevi görebilecek bir eşya bulunduruyor”. Yüzde 14 “Kapıya erkek ayakkabısı bırakıyor” ve son olarakta yüzde 6 “Daire adına ya da online sipariş gibi dijital alanlara erkek ismi yazdığını” belirtiyor.

Son 5 yıl içindeki sözlü ve fiziksel taciz verileri

 Araştırma katılımcısı kadınlara “Son 5 yıl içinde sözlü tacize uğrayıp uğramadıkları” soruldu. Toplamda yüzde 66 “Farklı sıklıklarda sözlü tacize uğradığını” belirtiyor. Sadece yüzde 17 “Sözlü tacize uğramadığını” eklerken, yüzde 17 “Uğramış ve farkında olmamış olabileceklerini” söylüyor. “Son 5 yıl içinde fiziksel tacize uğrayıp uğramadıkları” sorulduğunda katılımcıların toplamda yüzde 31’i “Farklı sıklıkta da olsa fiziksel tacize uğradığını” belirtirken, yüzde 54’ü “Herhangi bir fiziksel tacize uğramadığını” belirtiyor. Yüzde 14 ise “Uğramış ve farkında olmamış olabileceğini” belirtiyor.

Kadınların en çok karşılaştığı sorunlar: Mahalle baskısı, taciz ve şiddet

Araştırma katılımcısı kadınlara “Kadınların toplumda en çok karşılaştığı sorun sence hangisi?” diye soruldu. Katılımcıların birden fazla seçim yapabildiği soruda 10 kadından 8’i “Çevre, aile, mahalle baskısı” yanıtını verdi. “Fiziksel ve sözlü taciz” yüzde 77,5 tercih oranı ile 2. sırada yer alırken alırken, sadece bir kişilik fark ile yüzde 77,4 oranında “Şiddet” 3. sırada yer aldı. Kadınların toplumda en çok karşılaştığı diğer sorunlar sırası ile 4. sıradan başlayarak yüzde 76 “Kadın-erkek eşitsizliği”, yüzde 70 oranı ile “Ev ve diğer sorumlulukların fazlalığı, yüzde 57 “Gelir eşitsizliği ve ekonomi”, yüzde 43 “Estetik kaygılar”, yüzde 41 “İşsizlik”, yüzde 38 ile “Eğitim” yer alıyor ve son olarak yüzde 6 “Farklı” problemlerin de olduğunu aktarıyor.

Kadınların yüzde 75’i partner şiddetinin bir türünü yaşıyor

 Katılımcıların problemleri arasında yer alan şiddeti biraz daha derinlemesine incelemek için katılımcılara ilişkisinde (eş, sevgili, nişanlı/sözlü) herhangi bir şiddete maruz kalıp kalmadığı sorulduğunda her 4 kadından sadece 1’i şiddete uğramadığını belirtirken, her 4 kadından 1’i fiziksel şiddete uğradığını belirtiyor. Katılımcıların yüzde 43’ü “Sözlü şiddete uğradığını” belirtirken, yüzde 54’ü “Psikolojik şiddete maruz kaldığını” beyan ediyor. Katılımcıların yüzde 16’sı ise “Herhangi bir şiddet türüne uğramış olabileceğini fakat bunun farkında olmayabileceğini” belirtiyor.

Kadınların yarısı sorunların bir kısmını ailesiyle paylaşıyor

Katılımcılara ilişkilerinde yaşadıkları sorunları ve bu sorunlarla baş ederken ne kadar yalnız olup olmadıklarını anlamak amacıyla “İlişkilerinde yaşadıkları sorunları aileleri ile paylaşıp paylaşmadıkları” soruldu. Her 10 kadından biri “Ailesi ile sorunlarını konuşmayı hiç denemediğini” bu sebeple de bu konu hakkında fikrinin olmadığını belirtiyor. Yüzde 50 “Sorunlarının hepsini olmasa da bir kısmını paylaşabildiğini” belirtirken, yüzde 22 “İlişkisine dair hiçbir sorunu ailesi ile paylaşamadığını”, yüzde 5 “Daha önceden paylaşsa bile şu anda paylaşamadığını” beyan ediyor. “İlişkisinde yaşadığı sorunların tamamını ailesi ile paylaşabilen” kadınların oranı ise sadece yüzde 14 olarak yer alıyor.

 İşte de eşit değiliz

 “İşyerinde herhangi bir ayrımcılığa uğrayıp uğramadıkları” sorulan katılımcıların “Negatif anlamda” uğradığı ayrımcılık detayına bakıldığında yüzde 40 “Erkekler ile aynı fırsat eşitliğine sahip olmadığını düşünüyor”. Yüzde 34 “Cinsiyetinden dolayı bazı işleri kendisinin yapmasının beklendiğini” söylerken yüzde 31 “Erkeklere göre yükselme şansının daha az olduğunu belirtiyor” ve son olarak yüzde 22 “Aynı işe eşit maaş almadığını” söylüyor.“Pozitif anlamda” ayrımcılık yaşayanlar yüzde 14 iken, yüzde 27 “Herhangi bir ayrımcılığa” uğramadığını söylüyor.

Her iki kadından biri kendini güçlü buluyor

 Araştırmanın 2. bölümü olan “Güçlü Kadın” temasında kadınlara “Yakın çevresinde güçlü bir kadın modeli olup olmadığı” soruluyor ve yakın çevre seçenekleri içerisinden seçimler yapması isteniyor. Her 2 kadından 1’i “Kendisini güçlü bulduğunu” belirtti. Yüzde 39 “Annesini” güçlü bulduğunu belirtirken, yüzde 25 “Yakın çevresindeki kız arkadaşını ya da kız arkadaşlarını” güçlü bulduğunu söylüyor.

 Güçlü kadının özellikleri: Kendine yetebilme ve ekonomik özgürlük

 Güçlü kadınların özelliklerini derinlemesine incelemek için katılımcılardan önce “Güçlü kadın” kavramının açıklanması istenildi. Kadınlar yüzde 50 ile en çok “Kendi ayaklarının üzerinde duran”, “Herhangi birine ihtiyaç duymayan”, “Sorunlarını kendi başına çözebilen”, “Kendine yetebilen” kadınları güçlü kadın olarak tanımlarken, kendine yetebilmenin manevi tarafının yanı sıra maddi tarafına da değinmeden geçmediler. Yüzde 25 “Ekonomik olarak özgürlüğünü eline almış” bağımsız kadını güçlü kadın olarak nitelendiriyor. “Özgüvenli olmak ve kendini sevmek” yüzde 22 ile 3. sırada yer alırken sırasıyla; “Hakkını savunan ve hayır diyebilen”, “Boyun eğmeyen”, “Cesur ve bağımsız”, “Kararlı ve pes etmeyen” kadınlar güçlü kadınlar olarak tanımlanıyor. Bununla birlikte incelendiğinde “Özgüvenli olmak”, “Kararlı olmak”, “Hayır diyebilmek”, “Boyun eğmemek” gibi kavramların neden ilk sıralarda yer aldığı anlaşılıyor.

Güçlü kadın rol modelleri

 Araştırmanın en dikkat çekici sonuçlarından biri olan bu sorularda ise güçlü kadın rol modellerini derinlemesine araştırmak için öncelikle yüksek dizi izleme oranları da düşünülerek katılımcılardan güçlü olarak nitelendirdikleri bir kadın dizi/film karakterini paylaşmaları istendi. Katılımcıların kendiliğinden yapım ve karakter olarak cevaplarını ikiye ayırdığı bu soruda ilk 5 seçenek güncel karakterleri içerse bile verilen yanıtlar içerisinde Türk dizi/film tarihinin pek çok güçlü kadın karakterini görmek mümkün oldu. Yapımlar içerisinde güçlü kadın karakterleri barındıran diziler sırası ile 1) Sadakatsiz, 2) Yargı, 3) Evlilik hakkında her şey, 4) Kadın ve 5) Yasak Elma olarak olarak sıralandı. Seçilen karakterler yapımlar ile paralellik gösterdi. Yapımların 4’ü yayında olan yapımlar olurken 2020 yılında final yapmış Kadın dizisinde Özge Özpirinçci tarafından canlandırılan karakterin ilk 5’te yer alması karakterin kadınların aklında yer ettiğini gösteriyor.

1) Asya Yılmaz, 2) Ceylin Erguvan, 3) Bahar Çeşmeli, 4) Azra Günay (Cevher) ve 5) Ender Çelebi kadınların güçlü olarak gördükleri ilk 5 karakter oldu. Karakter seçimlerinin çeşitliliği tür hangisi olursa olsun ya da kadın hangi durumda olursa olsun güçlü kadın karakterlerin akılda kaldığını ve sevildiğini gösteriyor.

Türkiye’nin güçlü kadınları kimler?

Rol modellerde kurgusal karakterlerden çıkıp gerçek hayata dönerek  “Türkiye’de güçlü kadın denildiğinde aklına gelen isimler kimler?” sorusunu katılımcılara açık uçlu sorduk ve özgürce cevaplamalarını istedik. Birbirinden farklı yüzlerce ismin yer aldığı cevaplarda en çok oyu almış olan ilk 10 isim sırası ile 1) Müge Anlı, 2) Meral Akşener, 3) Türkan Saylan, 4) Ezgi Mola ve 5) Gülse Birsel, 6) Güler Sabancı, 7) Pucca (Pınar Yıldırım), 8) Sezen Aksu, 9) Gülşen ve 10) Hazal Kaya oluyor.

Müge Anlı geçtiğimiz yıl yapılan araştırmada da ilk sıralarda bulunan yerini korurken programında sergilediği duruş ile kadınların güçlü kadın dendiğinde akla ilk sıralarda gelen isim oluyor. “Meral Akşener” ise yine geçtiğimiz yıl yer aldığı listede güçlü bir siyasî figür olması ile ön plana çıkarken, “Türkan Saylan”, “Gülse Birsel” ve influencer kategorisinden “Pucca” bu yıl da listeye giren isimler oluyor. “Güler Sabancı” iş dünyasından listenin ilk 10’una giren tek isim olurken, “Sezen Aksu”, “Gülşen”, “Hazal Kaya” ve “Ezgi Mola”nın ünlü kimliklerinin yanında 2021 yılı içerisinde kadın hareketine verdikleri destekler ve sosyal medyada sergiledikleri duruş sebebi ile güçlü kadın olarak kadınların zihninde yer bulmuş görünüyor.

Yılın kadın hakları kampanyalarından akıllarda kalanlar

 Son olarak katılımcılara “Kadın haklarına dair akıllarında kalan bir kampanya olup olmadığı” sorulduğunda katılımcılar farklı markalara dair kampanyaların arasında istikrarlı olanları listeye eklerken 2 başlık hepsinin önünde yer buluyor. Çokça tartışılan “İstanbul Sözleşmesi Yaşatır” kampanyası katılımcılar tarafından en çok hatırlanan kampanya oluyor. “Kadına Şiddete Hayır” kampanyası ve ” Kadın Cinayetlerini Durduracağız” kampanyaları özellikle de kamuya yansıyan davaları bulunan ve simge haline gelmiş şiddet mağduru kadınlardan “Özgecan Aslan”, “Şule Çet” ve “Çilem Doğan”ın varlıkları ve yoklukları ile hatırlanan isimler oluyor.

Pollective’in Şubat ayında yaptığı araştırmaya 66 şehirden 1070 kadın katıldı.

Tekno Safari YouTube kanalına abone olmayı unutmayın!

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz