California Üniversitesi’nden bir araştırma ekibi, tümör hücrelerinde bulunan bir proteinle ilgili yaptıkları bir keşfin, en ölümcül kanser hastalıklarından bazıları için oldukça etkili tedavi yöntemlerine kapı aralayabileceğini açıkladı!

Kanser, adeta günümüzün en tehditkar hastalıklarından biri olarak kabul ediliyor. Kansere karşı kemoterapi, radyo terapi, akıllı ilaç gibi birçok çözüm geliştirilmiş olsa da, ne yazık ki bu tedavilerin hiç biri kanser tedavisinde kesin çözüm olmayı başaramıyor.

Bu nedenle kanser konusundaki tedavi araştırmalar hala devam ediyor ve bilim insanları sürekli olarak kansere çözüm bulmak için çalışıyor. Basında yer alan haberlere göre, bilim insanlarının bu çabası nihayet meyve vermeye başlıyor.

Kansere Kesin Çözüm Bulunmuş Olabilir!

California Irvine Üniversitesi’ndeki araştırmacılar, yürüttüklerile bir çalışma sonucunda en ölümcül kanser türlerinden bazılarında bile etkili olabilecek tedavi yöntemlerinin geliştirilmesini sağlayacak bir keşif yaptı.

GLI1 proteinleri, uygun hücre farklılaşması için gerekli olan bilgileri embriyonik hücrelere ileten bir sinyal yolu olan Hedhehog (Hh) sinyal yolunun etkileyicileridir. Bu protein, embriyo gelişimi sırasında birçok hücre türünde ve çoğu organda hücre kaderinin belirlenmesi, çoğalması ve modellenmesinde rol oynar. Araştırma ekibi, hücre gelişiminde önemli olan ancak aynı zamanda çeşitli kanserlere de yol açtığı bilinen GLI1 proteini ile ilgili yeni bir keşfe imza attı.

Bu Buluş Yeni Tedavilere Kapı Aralayacak!

Araştırmayı yürüten bilim insanları, bazı durumlarda, bir yolda bulunan proteinlerin diğer yoldaki proteinleri çalıştırabileceğini belirtti. Araştırmacılar, çalışmanın amacını oldukça karmaşık olan bu sistemde GLI1 proteinin başka proteinler tarafından aktive edilmesine neden olan moleküler mekanizmanın nasıl çalıştığını keşfetmek olarak açıkladı.

GLI1, SUFU adı verilen bir proteine sıkıca bağlıdır. SUFU proteini, GLI1’i baskılayarak hücre çekirdeğine nüfuz etmesini ve genlerini yaymasını engeller. Bilim insanları, GLI1 proteini üzerinde fosforlanabilen veya üzerine bir fosfat grubu aktarılabilen yedi bölgeyi inceledi. Bu yedi bölgeden bağı zayıflatan üç tanesi belirlendi. Bunun sonucunda da GL1’in aktive edilmesinin yani bu proteinin hücre çekirdeğine girmesinin kansere ya da kanserin kontrolsüz şekilde büyümesine neden olabileceğini keşfettiler.

Kemoterapinin Yan Etkileri Ortadan Kalkacak!

Bilim insanları, bu durum sonucunda belirli bir kanser türünde ya da tümörde tam olarak ne olduğunu anlayabilirlerse hastalığa ya da hastaya özel bir ilacın keşfedilmesinin mümkün olabileceğini düşünüyorlar. Bu keşifle birlikte hastalar, kemoterapinin yan etkileri olmadan tedavi edebilecek.

Life Science Alliance dergisinde yayımlanan çalışmaya göre yapılan bu keşif, özellikle en tehlikeli kanser türleri olarak kabul edilen melanom (kara tümör) ve pankreas kanserinin yanı sıra çocukluk çağındaki beyin kanseri ve yetişkinlerde görülen cilt kanseri için yeni tedavi yöntemleri geliştirebilir.

Tekno Safari YouTube kanalına abone olmak için tıklayın!

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz