Cuma, Eylül 24, 2021
Ana SayfaHaberDünya'nın Geleceği Tehlike Altında: Sürdürülebilirlik ve Sosyal Sorumluluk Önemli!

Dünya’nın Geleceği Tehlike Altında: Sürdürülebilirlik ve Sosyal Sorumluluk Önemli!

Dünya’nın en büyük sorunu iklim değişikliği ve küresel ısınma. Nüfus artışıyla ve doğal kaynakların tükenmesiyle birlikte önümüzdeki yıllarda ciddi sorunlar yaşanması bekleniyor. Dell Technologies Türkiye Ülke Müdürü Işıl Hasdemir, dünyanın geleceği için neler yapılması gerektiğini anlatıyor.

Nüfus artışı, iklim değişikliği, doğal kaynakların tükenmesi ve kirlenmesi gibi ciddi sonuçlara yol açabilecek sorunların endişe kaynağı olduğu, hızla değişen bir dünyada yaşıyoruz. Aslında, pandeminin başlangıcından bu yana dünyanın karşı karşıya kaldığı en büyük sorunları nasıl daha iyi ele alabileceğimiz ve daha dayanıklı hale nasıl gelebileceğimiz konusunda çok daha iyi bir anlayış kazandık. Teknolojinin, dönüşüm sağlama yeteneği sayesinde işletmelerin daha güçlü bir hale geldiğini gördük. Bugün, Türkiye dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkeler pandeminin etkisinden çıktıkça küresel talepte büyük bir artış yaşanacak. Bu nedenle sürdürülebilir bir arz için özel sektör ve kamu arasındaki iş birliği daha da önem kazanacak. Bunun için hem kamu hem de özel sektörde şirketlerin sürdürülebilirliği ürün geliştirme ve iş süreçlerine entegre etmeleri gerekecek.

Sürdürülebilirlik aslında çevre dostu ürünler üretmekten çok daha fazlasıdır. Sürdürülebilirliği tüm uygulamalara dahil etmek, sürdürülebilirlik zihniyetini geliştirmek ve toplumsal zorlukları çözmek için teknolojiden faydalanmakla ilgilidir. Bu, birden fazla düzeyde tüm paydaşları içeren sorumlu iş uygulamalarına dayalı kapsamlı bir strateji gerektirmektedir. İş dünyasında çevre dostu değişiklikler yapmak topluluklar üzerinde büyük bir etki yaratmanın yanı sıra kârlılığı artırma potansiyeli de vardır. Bu nedenle sosyal, ekonomik, çevresel, kültürel ve teknolojik olmak üzere sürdürülebilirliğin beş unsurunu ayrı ayrı ele almak gerekiyor. Bu geçiş, ülkemizde şimdiden önemli bir zemin kazanmaya başlamış durumda.

Sürdürülebilirliğin açığa çıkarılmasında teknoloji büyük önem taşıyor

Dünya liderleri 2015 yılında, 2030 yılına kadar insanlar ve gezegen için sürdürülebilir ve barışçıl bir gelecek sağlamak için bir rehber olarak ortak küresel sorunları ele alan ve 17 hedeften oluşan Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Hedeflerini (SKH) benimsediler. İlerleme kaydetmek için 10 yıldan daha az bir süre kalmış durumda. Bu nedenle artık harekete geçmenin zamanı geldi ve geçiyor. Veri 10 yılı olarak bilinen 2020’li yıllar, yeni teknolojilerin toplumun 2030 hedeflerine ulaşma yeteneği üzerinde kalıcı etkiyle katkıda bulunacağı bir dönüşüm çağı olacak.

Türkiye, bu doğrultuda hedeflere ulaşmak için ilgili tüm kurumların ortak hareket etmesine öncülük etmek için Ulusal Sürdürülebilir Kalkınma Komisyonu’nu hayata geçirdi. Ayrıca, sivil toplum paydaşlarıyla ilişki kurmaya odaklanılırken sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin tüm ilgili paydaşlar arasında paylaşılan bir sorumluluk haline getirilmesi planlanıyor.

Daha akıllı ve sürdürülebilir ilerleme, özünde dijital çözümler gerektirmesi nedeniyle BT kuruluşlarının bu konuda çok önemli bir rolü bulunuyor. Dünya Ekonomik Forumu ve PwC tarafından hazırlanan bir rapor, yeni teknolojilerin sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında 169 alt hedefin yüzde 70’inde ilerleme sağlama potansiyeli olduğunu gösteriyor.

2030 yılına kadar küresel hedeflere ulaşmak ve emisyonları yarıya indirmek için farklı gelişim seviyelerinde teknolojilerin kullanımını en üst düzeye çıkarmamız gerekiyor. Diğerlerinin yanı sıra bulut bilişim, birinci nesil endüstriyel otomasyon, 3G ve 4G mobil ağlar, halihazırda büyük verimlilik kazanımları için güçlü bir temel oluşturuyor. Ardından, hepsi bağlantıya bağlı olan ve yeni fırsatlar sunan 5G, yapay zeka, veri inovasyonları ve insansız hava araçları (Drone) gibi teknolojiler geliyor. Doğru politika çerçeveleri ve güçlü bir vizyon ile bu teknolojiler, atıkları ve kirliliği azaltırken toplumu hizmet değerini artırmaya odaklanmış döngüsel bir ekonomiye taşımada en önemli araçlar arasında yer alacak.

Son dönemde Türkiye’nin birçok bölgesine yayılan, çevrede büyük tahribata ve ormanların yok olmasına neden olan yıkıcı orman yangınlarını ele alalım. Ecording tarafından yürütülen ve uzak alanlara tohum ekimi için insansız hava araçlarının kullanıldığı “ecoDrones” gibi projelerin yaratacakları önemli ve olumlu etkiler işte bu noktada öne çıkıyor. ecoDrone’lar her bir uçuşta 15 dakika havada kalabiliyor ve hektarlık alana 2.500 tohum kapsülü fırlatabiliyor. Kullanılan tohum kapsülleri iklim değişikliği nedeniyle gelir eşitsizliğiyle mücadele eden kadınlar tarafından üretiliyor ve böylece yerel olarak kadın istihdamını da artırıyor.

Sürdürülebilirlik konusunda harekete geçme zamanı geldi 

Döngüsel bir ekonomiye geçiş için ihtiyaç duyduğumuz her şey önümüzde. Ancak zaman çok önemli. Büyük ölçekli bir değişikliğe gerek duyulsa da bugünden harekete geçmenin birkaç yolu bulunuyor:

o Tedarik zinciri, üretim süreçleri veya ürün tasarımında yapılabilecek değişikliklerle ilgili fırsatları belirleyin. En çok hangi sürdürülebilir olmayan malzemeleri kullanıyorsunuz, alternatifleriniz neler?

o Hem işletme maliyetleri hem de daha geniş çevresel etki açısından hangi alternatiflerin en fazla değeri sağladığını değerlendirin. Birçok seçenek var, ancak ürününüzün kalitesinden veya dayanıklılığından ödün vermemeniz gerekiyor.

o Benzer bir ürüne veya kullanım senaryosuna sahip şirketleri inceleyin ve bilgilerinden faydalanın. Hatta eski rakiplerinizle yan yana çalışmaya kadar gidebilecek bir işbirliği zihniyetini benimseyebilirsiniz. Tüm sektör sizin liderliğinizde bir araya dahi gelebilir.

o Müşterilerinizin ürünlerinizin kullanımını daha sürdürülebilir bir şekilde yönetmesine yardımcı olacak yeni iş modelleri düşünün. Hizmet olarak sunabilir misiniz? Sorumlu geri alma seçenekleri oluşturabilir misiniz?

Teknolojinin sürdürülebilirliği ve döngüselliği güçlendirme potansiyeli geçtiğimiz yıl net bir şekilde ortaya çıktı ve ortak bir amaç için bir araya geldiğimizde toplumsal zorlukların üstesinden hızla gelebileceğimizi net bir şekilde gösterdi. Ancak, küresel olarak döngüsel bir ekonomi istiyorsak şimdiden harekete geçmemiz ve en önemlisi birlikte harekete geçmemiz gerekiyor.

İlginizi Çekebilir:

İklim Değişikliği ile Dünya’nın Sanal İkizi Mücadele Edecek

NASA, Uzay İklimi ile İlgili İki Operasyonel Görevi Onayladı 

Vicrains ile Poco X3 GT PUBG testi : Söylendiği kadar iyi mi? Isınıyor mu?:

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR