Psikiyatr Doç. Dr. Mehmet Yumru, medyanın intihar haberlerini sunuş şeklinin çok yanlış olduğunu ve haberlerin bu şekilde verilmesinin intihar oranlarını arttırdığını dile getirdi.

Katıldığı Başlangıç Noktası programında intihar vakalarını ve bu vakaların medyadaki sunulma biçimleriyle alakalı yorumlamalarda bulunan Yumru; bu tarz haberlerin Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği kurallara göre sunulması gerektiğini açıkladı.

Son günlerde medyada art arda yer alan intihar haberleri gündemi sarsmaya devam ediyor. Ancak intihar vakalarının tüm detaylarıyla anlatıldığı haberlerin ardından benzer intiharlar da artmaya başladı. İntihar vakalarının artmasına dikkat çeken Doç. Dr. Mehmet Yumru konuyla alakalı açıklamalarda bulundu. Yumru; intiharın bir halk sağlığı olduğunu dile getirdi. Ayrıca Yumru medyanın bu tarz haberleri Dünya Sağlık Örgütü’ne uygun olarak verilmesi gerektiğini belirtti.

Doç. Dr. Mehmet Yumru açıklamalarına şu şekilde devam etti: “İntihar son yılların en önemli halk sağlığı sorunlarından biri. Hepimize sorumluluk düşüyor. Medya olarak da haberlerin yayın şekliyle ilgili düzenlemeler var. Dünya Sağlık Örgütü’nün bu konuda düzenlemesi var, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin düzenlemeleri var. Bu haberler verilmeli ama belli kurallara bağlı kalarak verilmeli. Yalnızca ölümlü haberler verilmeli, isimsiz ve resimsiz haberler verilmeli gibi. Bu kurallara ne yazık ki sosyal medya ve medya uymuyor. Bu da kopya ve taklit intiharların artmasına neden oluyor.’’

Psikiyatr Mehmet Yumru, medyada yapılan haberlerin halkı olumsuz yönde etkilediğini ve intihar haberlerinin dilinin önem arz ettiğini savundu. Haberlerin dilinin çok önemli olduğunu belirten Yumru, gerçekleşen intihar vakalarını ‘sonsuza kadar birlikte olmak istediler’ şeklinde yorumlayan habercilerin halkı yanlış bir yöne sevk ettiğini de belirtti.

Sosyal medyanın artık çok daha fazla kullanılır olduğu dönemlerde intihar haberlerini bu şekilde paylaşmanın ve intiharın ayrıntılarının, görsellerinin herkesin görebileceği şekilde yaymanın toplum açısından risk arz ettiğini belirten Yumru; intihar eden kişinin mahremiyetliyle alakalı doğrudan bir etik problem yarattığını da belirtti. Yumru ayrıca, intihar eden kişinin fotoğrafının kullanılmaması gerektiğini de açıkladı.

Psikiyatr Yumru’nun bahsettiği Dünya Sağlık Örgütü kuralları ise şu şekilde:

  • Haberde ölme kararında rol oynayan psikososyal nedenler aydınlatılmalı, altta yatan bir psikiyatrik hastalık varsa belirtilmelidir.
  • İntihara yol açan depresyon, madde bağımlılığı gibi hastalıkların tedavisinin olduğu vurgulanmalı ve nasıl yardım alınacağı konusunda bilgi verilmelidir.
  • Kişilerarası ilişki güçlükleri ve çatışmalarda çözüm yollarını örneklerle belirten yol gösterici haberler şeklinde verilmelidir.
  • İntihar, haberlerde cesur bir davranış olarak sunulmamalı. Haber ilk sayfalarda, resimli, renkli ve intihar yöntemi ayrıntılı verilmemelidir.
  • Olay romantik ve gizemli bir davranış olarak gündemlenmemelidir.
  • İntihar bir çözüm yolu olarak gösterilmemelidir.
  • İntihar girişimlerinden sonra meydana gelebilecek ağır bedensel sorunlar-beyin hasarı, felç, vs. tanımlanmalı ve caydırıcı bir şekilde kullanılmalıdır.
  • İntiharlar bir problem çözümü olarak sunulmamalıdır. Çeşitli başka etkili çözüm yolları olduğu, bunlara ulaşamama durumunda bu sonucun ortaya çıktığı belirtilmelidir.
  • Kurbana bazı özenilebilecek nitelikler, dikkat çeken özellikler ve bir özel statü kazandıracak sunumlardan kaçınılmalıdır.
  • Kurbana intihar davranışıyla bir ün kazandırılmamalı, intiharın ün kazanmak için bir yol olduğu mesajı verilmemelidir.
  • Haberlerde bireylerin intihar düşünceleriyle baş etmelerine yardımcı olabilecek kurumlar, tedavi seçenekleri hakkında bilgi verilmelidir.
  • Tercihen yalnızca ölümle sonuçlanan intihar davranışı haber yapılmalı ve haber kısa, resimsiz, intihar yöntemi bildirilmeden verilmelidir.
  • Nasıl intihar edilebileceğini gösteren ayrıntılı intihar haberlerinden sakınılmalıdır.
  • Olay hiçbir şekilde geniş ve tekrarlayan biçimde haberleştirilmemelidir.
  • Lokal medya ve sağlık kurumları arası sürekli bir diyalog sağlanmalıdır.
Paylaş